Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Venezuela'nın Birleşmiş Milletler temsilcisi Samuel Moncada Twitter mesajında BM Genel Kurulu'nun görevdeki Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro hükümetini Venezuela'nın tek yasal temsilcisi olarak tanıdığını yazdı.
Bu girişim, Venezuela'nın özellikle son dört yıldır Donald Trump yönetiminin yoğun baskısı altında kaldığı ve Amerika Birleşik Devletleri'nin Maduro'nun meşru hükümetini devirmek için çeşitli yöntemlere baş vurduğu sırada gerçekleşti. Kapsamlı ekonomik yaptırımlar, darbeye yardım ve elektrik şebekesi gibi kilit altyapının sabote edilmesi, iç muhalefete destek ve askeri tehdit, ABD'nin son yıllarda Maduro'ya baskı yapmak için aldığı önlemlerden bazılarıydı. ABD, Venezuela'nın muhalefet lideri Juan Guido'yu cumhurbaşkanı olarak tanıdığında ve müttefiklerini Guido'yu Venezuela'nın başkanı olarak tanımaya çağırdığında baskılar iyice doruğa ulaşmıştı.
Bu bağlamda Washington, Guido'ya tam mali ve siyasi destek vermeye başladı, böylece bu şahıs Venezuela Devlet Başkanı olarak Washington'a gitti ve bu ülkenin yetkilileriyle görüştü, ancak Guido tüm desteklere rağmen Washington politikalarını hayata geçiremedi. Böylece Donald Trump da Venezuela muhalefet lideri Juan Guido'ya güvenmediğini onun aldığı tüm desteklere rağmen başarısız kaldığını belirtti. .Böylece Amerika başkanı Washington'un muhalefet liderine verdiği destekleri de dolaylı bir şekilde itiraf etti. Tüm bu sinsi planlar ve desteklere rağmen Venezuela'daki solcu yasal Maduro hükümeti devrilemedi.
Bu çerçevece Venezuela vatandaşları açık bir şekilde Juan Guido'yu kabul etmeyi reddetti, bu da muhalefet arasında bile anlaşmazlıklara yol açtı ve Juan Guido'nun muhalefet içindeki liderlik konumunu sarstı ve bu konumu kaybetmesine yol açtı.
Latin Amerikalı siyasi uzman Juan Carlos Hidalgo ise bu hususta şöyle bir değerlendirmede bulundu : "Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro'ya alternatif bulma senaryosu gerçekçi değildi. "
Dahası Amerika, Venezuela'ya yönelik baskılarını koronavirüs pandemisinin devam ettiği sırada bile sürdürdü. ABD'li yetkililer, tek taraflı yaptırımları artırarak Venezuela'nın içten çökeceğini ve Korona salgını ve ekonomik krizin tırmanışının baskısı altında Maduro'nun devrilmesini umut ettiler. Bu girişim Maduro'nun düşmanlığını yapan birçoğunun da eleştirilerine yol açtı. Bu çerçevede Amerika yaptırımlarının hükümeti değiştirmeye yaramaktan ziyade Venezuela halkının hayatını iyice zorlaştırması eleştirildi.
Ünlü Amerikalı ekonomist ve sürdürülebilir kalkınma stratejisti Jeffrey Sachs ABD yaptırımlarının başta Venezuela dahil ülkelerin Korona salgınına karşı mücadelesi üzerindeki etkilerine işaret ederek mevcut durumda ekonomik yaptırımlara son verilmesi gereğini vurgulayarak bu yaptırımların sonuçlarının herkesi etkileyeceğini belirtti.
Şimdi de Nicolas Maduro'nun Birlemiş Milletler Teşkilatı tarafından tanınması, bir kez daha Trump yönetiminin Venezuela'ya karşı sömürgecilik maceracılığının yenilgisi anlamına gelir. Bu gelişme, Venezuela'nın egemenliği ve bağımsızlığının zaferi de sayılır. ABD'nin Venezuela'ya karşı politikaları sefil bir şekilde başarısız olmuş görünüyor ve uluslararası toplum bile artık bu politikalara uymak istemiyor.
342/